weblinkleri|Web Yöneticisi Merkezi ana sayfa | Web yöneticileri için arama motoru ipuçları ve araçları
1990'da "Yeni Asır Fuar Güzeli"
seçilen Seher Dilmaç, gençlere müzik öğretiyor
Akademik güzel
O'nu 7 yıl önce tanıdım.
Ege Üniversitesi\'nin yeni öğrenim yılına başlaması için
düzenlenen geceye katılmıştım.
Konuklar yemeğini yerken, bir kenarda çalıp söyleyen fasıl grubu
sustu ve "Seher Dilmaç" ismi anons edildi.
Sahneye gelen alımlı genç kız, Türk Sanat Müziğinden örnekler
sunarken, konukların da neşesine neşe kattı.
Seher Dilmaç, o gece güzelliği ile gözleri, billur sesi ve özgün
yorumu ile kulakları doyurdu
Ondan sonra hiç karşılaşmasam da, özellikle Ege Üniversitesi'nin en
büyük etkinliği olan Organ Bağışı Kampanyası için düzenlenen
konserlerle ismine sıkça rastladım.
Kendisini daha yakından tanımak ve bu köşeye konuk etmek üzere
aradığımda, kendisi ile ilgili unutmuş olduğum bir gerçeği
hatırlattı:
- Yeni Asır benim gazetem. Çünkü ben Yeni Asır'ın Fuar güzeliyim...
O yıllarda Yeni Asır'da değildim ama, o seçimin haberlerini
hatırladım.
Randevulaştık, geldi, uzun uzun sohbet ettik.
İşte Türk Sanat Müziği Sanatçısı, Ege Üniversitesi Türk Müziği
Konservatuvarı Öğretim Görevlisi Seher Dilmaç.
..................
Seher Dilmaç, Trabzonlu bir inşaat ustası olan Hilmi Dilmaç ile ev
hanımı Cemile Dilmaç'ın kızları olarak İzmir Narlıdere'de dünyaya
gelir.
Eğitim hayatına Narlıdere Oğuzhan İlkokulu'nda başlayan küçük
Seher'in "Büyüyünce ne olacaksın?" sorusuna verdiği cevaplar
arasında "şarkıcılık" yoktur.
Ortaokul çağına gelen Seher'in kaydı, İnönü Lisesi'ne yapılır.
Küçük aile topluluklarında şarkılar söylemeye başlayan Seher, aldığı
övgü dolu sözler ve alkışlarla müziğe ilgi duyar.
Ortaokul yıllarının ardından gelen lise hayatı O'nu alıp, Afyon
Sağlık Meslek Lisesi'ne götürür.
Ancak aile hasretine dayanamayan Seher'in kaydı, "yatay geçiş"le
İzmir Atatürk Sağlık Meslek Lisesi'ne alınır.
EBE HEMŞİRE AMA...
1987 yılında "ebe hemşire" olarak liseden mezun olan genç kızın
tayini Elazığ'a çıkar.
Ancak Seher, görev yerine hiç gitmez ve hemşirelik macerası daha
başlamadan bitmiş olur.
Eğitim hayatına devam etmek için üniversite kapısını zorlayan Seher
Dilmaç, aynı anda hem Yüksek Hemşireliği hem de Ege Üniversitesi
Devlet Türk Müziği Konservatuarı'nı kazanır.
Seher Dilmaç, bu önemli kararını hangi şartlarda verdiğini şöyle
anlatıyor:
- Gittiğimiz hemen her toplulukda bana şarkı söyletirlerdi.
Bunlardan birinde, bir arkadaşımın düğününde çıktım ve şarkımı
söyledim. Ama o gün orada Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği
Konservatuarı hocalarından Atınç Emnalar'ın eşi varmış.
Seher\'in sesini çok beğenen Bayan Emnalar, bundan eşine de
bahseder.
Atınç Bey'in cevabı ise; "Bir gün dinleriz" olur.
Bu arada eğitimini aldığı hemşireliği, yakın çevresinde yapan Seher,
bir gün mahallede yaşlı bir kadına iğne yapmaya gider. Ancak kadının
iğnesi biter ve yenilerini yazdırma görevi, genç Seher'e verilir.
Seher ilaçları yazdırmak üzere yaşlı kadının doktoruna gider.
Gittiği doktor, kendisinden bahsedilen Atınç Emnalar'dan başkası
değildir.
Devamını Seher Hanım'dan dinliyoruz;
HAYATIN TESADÜFÜ
- Daha önce beni başka bir yerde gördüğünden bir göz aşinalığı olan
Atınç Hoca'nın ilk sorusu; "Sen şarkı söylüyor musun?" oldu.
"Söylüyorum" cevabını verince bana "İyi... Bir gün gel seni dileyim,
çünkü ben konservatuarda hocayım. Konservatuvar sınavlarına da
hazırlan" dedi.
Atınç Hoca'nın söylediklerini hemen ailesiyle paylaşan ve onların
da onayını alan Seher, konservatuarın yetenek sınavlarına katılır ve
kazanır.
Genç kız böylece amatörce uğraştığı müziğe, profesyonellik adına ilk
adımı da atmış olur.
1989 yılında, TRT'nin açtığı "Amatör Ses Yarışması"na katılan Seher
Dilmaç, bölge ikincisi olur.
Ardından da TRT'de "akitli sanatçı" olarak çalışmaya başlar. Bu,
Seher Hanım'ın hayatında 15 yıllık bir sürecin de başlangıcıdır.
Çevresinde sesinin yanında güzelliği ile de göz dolduran Beher'in
annesi Cemile Hanım, 1989 yılında Yeni Asır'da bir güzellik
yarışması duyurusu görür ve kızına "katılmak ister misin?" diye
sorar.
Seher, bugün "Bir gençlik hevesi ve heyecanı" olarak nitelendirdiği
yarışmaya katılmaya kara verir.
Sonraların ünlüleri arasına katılan Jülide Ateş, Esin Moralıoğlu
gibi isimlerin katıldığı yarışmadan 5. olarak çıkar.
Bu renkli anılar için, zihninde özel bir yer ayıran Seher Dilmaç,
eğitimini aldığı müziğe kaldığı yerden devam eder.
Taa ki bir yıl sonrasına kadar.
Devamını kendisinden dinliyoruz.
- Yeni Asır'ın o zamanlar geleneksel hale getirdiği Fuar Güzeli
Yarışması'na az kalmıştı. Bir gün jüri üyelerinden birisinden bir
telefon aldım. "Bu yıl yarışmaya katılanlar arasında birinciliği hak
edecek güzel yok. Yarışmaya katılmayı düşünür müsün?" dedi.
Seher Dilmaç
Beyaz
pantolon- ceket takımınız her dönem için şık
bir kıyafet Siz de kendinize özgü havanızla
kıyafetinizi çok iyi taşımışsınız. Göğüs
kısmı işlemeli bluzunuz çok iyi bir seçim.
Saçınız ayakkabı ve takılar kıyafetle çok
uyumlu...
Benim cevabım ise hazırdı:
- Düşünmem; çünkü ben geçen yıl girdim ve hevesimi aldım.
Ancak jüri üyesi pes etmez ve israrlarını sürdürünce Seher Dilmaç
kendisini ikinci kez podyumda bulur ve "Yeni Asır Fuar Güzellik
Kraliçesi" olarak taçlanır.
Ardından, Porto Riko'da düzenlenen güzellik yarışmasında
Türkiye'yi temsille görevlendirilir.
İlk defa yurt dışına çıkan genç kız, bu yarışmada derece alamasa
unutamayacağı güzel günler geçirir.
Konservatuvar'da son sınıfa gelen Seher Dilmaç, İzmir Fuarı'ndaki
gazinolardan birinden sahne teklifi alır.
Rektörlük izniyle sahneye çıkan Seher'e, kendisini güzellik
yarışmasından tanıyan basın büyük ilgi gösterir ve ilk sahne deneyiminin
haberleri, yerel basının birinci sayfalarını süsler.
Bu ilgiden cesaret alan Seher Dilmaç, Fuar süresince program yapmak
üzere anlaşma imzalar.
TEKLİF YILI: 1991
Yıl 1991'dir.
Kelimenin tam anlamıyla "kısmeti açılan" Seher Dilmaç, İstanbul'dan
kaset, hemen ardından da mezun olduğu Konservatuvar'dan "öğretim
görevliliği" teklifi alır.
Bir kez daha tercihini Konservatuvar\'dan yanan kullanan Seher Hanım
"Sanatçı Sözleşmeli Öğretim Görevlisi" olarak, Ses Eğitimi ve Temel
Bilimler Bölümü'nde ders vermeye başlar.
Ancak aklının bir köşesinde "kaset çıkarmak" yatan Seher Dilmaç,
gerekli girişimlere başlar. Ama o dönem esen arabesk rüzgarlarından
o da nasibini alır. Kaset yapacak firmanın yetkilisinin önerisini
dikkate alsa da bunu asla yapamayacağını anlayan Seher Hanım, soluğu
yine İzmir'de alır.
Lise yıllarında hem müzikteki başarıları, hem
de spora yatkınlığı nedeniyle iki öğretmeni arasında kaldığını
belirten Seher Dilmaç, o günleri şöyle anlatıyor:
- O dönem ilk yatılı okul yıllarım olduğundan "Boş zamanım kalmasın,
düşünüp mutsuz olmayım" diye kendimi bu tarz aktivitelere verdim.
Öyle ki; bir yandan voleybol takımındayım, hentbol oynuyorum ve
koşuyorum. Diğer yandan da korodayım ve hoca olmadığında onun yerine
koroyu yönetiyorum.
Ama bu saadet çok uzun sürmedi, çünkü müzik öğretmenim ile beden
eğitimi öğretmenim aralarında konuşmuşlar ve "Ya bende, ya sende
olsun, müzik ve spor her ikisi birlikte yürümüyor" demişler. Sonra
da beni çağırdılar ve bu durumu açıkladılar. Ardından da "düşün"
dediler.
O an hiçbir şey söyleyemeden odadan çıktım. Nasıl hüngür hüngür
ağlıyorum anlatamam. Çünkü sporu çok seviyorum ama müzik asla
terkedemeyeceğim bir şey. "İki arada bir derede kalmak" sözü tam da
beni tarif ediyor.
Sonra tercihimi müzkten yana kullandım. Bu olaydan sonra, spora
adeta küstüm ve uzun süre hiçbir yarışmaya, maça gitmedim.
Eşyalarımı toplarken
kraliçe ilan edildim
İşte Seher Dilma\'ın Yeni Asır Fuar Güzeli macerası da şöyle.
- Bu işin "Ben kraliçeyim, ben güzelim" demekle alakası var sanırım.
Çünkü ilkinde sadece eğlenmeye, o anı yaşamaya çalışıyordum. Ama
ikincisinde, bana verilen destekle beraber durum çok farklıydı.
Hatta o gün yaşadıklarımı bugün gibi hatılıyorum.
Yıl 1990.
Yeni Asır'ın Fuar Güzeli Yarışması yapılıyor.
Sıra kazananları açıklamaya geldi.
Kendimi "Dereceye girerim ama, birincilik zor" diye
şartlandırmıştım. Üçüncü olarak Nazan Çalin, üçüncü olarak da
Serenat Altan açıklandığında, ben de hazırlanmaya başladım. Ama
çantamı hazırlayıp gitmeye...
Çünkü ben dahil herkes Maide Erçelebi'nin birinci olacağını
düşündüğümüzden, onu kutlamaya başlamıştık bile. Tam bu sırada
yarışmanın sunucusu Mehmet Ali Erbil'in davetlilere şöyle
seslendiğini duyduk; "Birincinin numarasını ben değil, sizler
söyleyin lütfen..."
Oradaki herkes "8" diye bağırınca kendimi gözyaşları içinde sahnede
buldum. O ana ilişkin tek hatırladığım "Hepinizi çok seviyorum"
dediğim...
Matematik problemini unutunca şarkı
söyledim
Bu
kalp, o alkışı asla unutamaz
- Etyopya Türk Büyükelçiliği'nin daveti üzerine Türk Haftası
Etkinlikleri'ne katılmak üzere Etyopya'ya gittik. Ama olaylar daha
uçaktayken başladı. Organizasyonun başından itibaren bize gösterilen
ilgiye bir jest olsun diye Etyopya'nın bir şarkısını söylemek
istedim. Uçaktaki hemşireden Etyopya\'nın meşhur halk ezgilerinden
birini öğrendim ve ilk konserimde okudum.
Şarkıyı söylemeye başladığım anda, otel personeli dahil, salonda
bulunan tüm Etyopyalılar bana eşlik etmeye başladılar. Öyle büyük
bir koro oluşturduk ki, o anı ve sonrasında karşılaştığım en
unutulmaz iltifatları hala bugün gibi yaşarım.
O
sinirli kadın gitti sevecen bir anne geldi
Konuştukça açılan Seher Dilmaç'tan bir lise anısı daha...
- Lisede okuldan mezun olabilmek için son sınıfta 25 doğum yaptırmak
zorundaydık. Ancak stajyer hemşirelere kimse güvenemiyordu. Staj
yaparken yanımızda birileri oluyordu ama biz de görev alıyorduk.
Anne adaylarını doğum öncesinden alıp, doğumda yanlarında olup, bu
arada da şarkılar söyleyerek onları eğlendirdiğim için genelde
sevilirdim.
İşte bu doğumlardan biriydi. Kadının dördüncü doğumu olmasına rağmen
çok sinirli, çok gergin ve mutsuzdu. Yani şarkılar falan hiçbir şey
etki etmiyordu. Doğumun gerçekleşmesine zaman varken birden kadının
sancısı tuttu. Hemen hemşireyi ve doktoru çağırdım ama herkes öğle
yemeğinde olduğu için gelen olmadı.
Sonunda iş başa düştü ve eldivenleri geçirdiğim gibi doğumu sorunsuz
gerçekleştirdim.
Çocuğunu görünce o mutsuz, sinirli kadın gitti yerine bambaşka biri
geldi. Bana güvenmeyen, ters davranan o kadının bana nasıl teşekkür
ettiğini hiç unutamam.
Organ Bağışı Kampanyası'na Tsm'li Destek
Ege Üniversitesi
İletişim Fakültesi Tarafından Yürütülen Organ Bağışı
Kampanyası'na Bir Destek de Devlet Türk Musikisi
Konservatuarı'ndan Geldi. Sanatçı Öğretim Görevlisi Seher
Dilmaç ve Tolga Meriç Kampanyaya Katkı İçin Türk Sanat
Müziği'nin En Güzel Bestelerini Seslendirecek. Ege
Üniversitesi'nin 'Halkın Üniversitesi' Projesi
Kapsamında, Organ Bağışı Kampanyası'nı Desteklemek Amacıyla
30 Oc...
Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi
tarafından yürütülen Organ Bağışı Kampanyası'na bir destek
de Devlet Türk Musikisi Konservatuarı'ndan geldi. Sanatçı
Öğretim Görevlisi Seher Dilmaç ve Tolga Meriç kampanyaya
katkı için Türk Sanat Müziği'nin en güzel bestelerini
seslendirecek. Ege Üniversitesi'nin Halkın Üniversitesi
projesi kapsamında, Organ Bağışı Kampanyası\'nı desteklemek
amacıyla 30 Ocak 2007 tarihinde saat 20.00'da Türk Sanat
Müziği konseri verilecek.
İletişim Fakültesi tarafından
yürütülen Organ Bağışı Kampanyası Koordinatörü Yrd. Doç. Dr.
Oğuzhan Kavaklı, ardı ardına yapılan etkinliklerle tüm
ülkede organ bağışı konusunda bir seferberlik başlatıldığını
belirterek, "Sanatçılarımız da bu kampanyaya şarkılarıyla
katılıyorlar. Ege Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi'nde
verilecek konser sırasında da açılacak standlarda organ
bağışı yapmak isteyenler bilgilendirilecek" dedi.
Hem Organ bağışında hem de kadavradan
organ nakillerinde İzmir'in liderliğini sürdürdüğünü
belirten Kavaklı, "Dileriz bu güzel yarışta ülkemiz dünya
lideri olur. Yardımlaşmada insani değerlerde daima örnek
olan ülkemiz bu konuda da sıralamada hak ettiği yere
ulaşacaktır. Yeter ki insanlarımız doğru bilgilensin" diye
konuştu. Kavaklı, Salı günü Atatürk Kültür Merkezi'nde
gerçekleştirilecek ücretsiz halk konserine tüm İzmirlileri
davet etti
MUTLU SON
Seher Dilmaç
Tolga Meriç
AKM'deki 'Bir
Düğün Masalı'yla hayatını birleştirdi.
Sahnede evlendiler
Türk Musikisi Konservatuvarı öğretim görevlisi Seher
Dilmaç ve Tolga Meriç, AKM'deki 'Bir Düğün
Masalı'yla hayatını birleştirdi Ege
Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı
öğretim görevlisi Seher Dilmaç ve Tolga Meriç, sahne
aldıkları Ege Üniversitesi Konak Atatürk Kültür
Merkezi'nde dünya evine girdi. "Bir Düğün Masalı"
adını verdikleri törene 7. Cumhurbaşkan'ı Kenan
Evren, çiftin yakınları ve seçkin davetliler
katıldı.
TRT ses sanatçısı ve Ege Üniversitesi Türk Musikisi
Konservatuarı öğretim görevlisi Seher Dilmaç ile
Tolga Meriç, AKM Adnan Saygun Salonu'nda çıktıkları
sahnede Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ'ın
kıydığı nikahta bir ömür boyu mutluluk için imza
attılar. Şahitliklerini E.Ü Rektörü Prof. Dr. Ülkü
Bayındır ile Esra Eryılmaz'ın üstlendiği nikahın
ardından sahne alan çift, söyledikleri parçalarla
davetlileri coşturdu. 7. Cumhurbaşkanı Kenan
Evren'in yanı sıra emekli orgeneral Fikret Küpeli,
Prof. Dr. Refet Saygılı, Prof. Dr. Suat Çağlayan ve
davetliler çiftin söylediği parçalara eşlik etti.
BİRLİKTE SÖYLEDİLER
Çifte süpriz yapan öğrencileri de sahneye çıkarak,
mutlu günlerinde hocalarına eşlik etti. Konser
sonrası davetlilere bir kokteyl verildi. Ünlü Modacı
Zuhal Yorgancıoğlu'nun hazırladığı gelinlik ve
Abdürrahim Yüksel'in diktiği damatlıkla oldukça şık
görünen Seher Dilmaç Meriç ve Tolga Meriç çifti
balayı için gidecekleri yer konusunda henüz karar
vermediklerini söyledi.
BU SAYFANIN
HAZIRLANMASINDA EMEĞİ GEÇEN HERKESE SONSUZ TEŞEKKÜRLER